Lara Gendelman Oruç
Sanatçı | Resim Öğretmeni
1986 yılında Rusya Federasyonu Tataristan Cumhuriyeti’nin Kazan şehrinde doğdu. Kendisinin sanatı değil, sanatın kendisini aracı olarak seçtiğine inanan sanatçı 4 yaşında bir resim stüdyosuna gitmeye başladı. 11 yaşında resim okuluna girdi. 17 yaşında Nikolay Feşin Kazan Sanat Okulu’na başladı. Buradaki klasik sanat eğitimimi tamamlayarak resim öğretmeni unvanıyla mezun oldu.
Tuhaf gelebilir ama okuldayken yaratıcılık konusunda bir tıkanıklık yaşadım. Klasik tarzda resim çizmek içimden gelmiyordu. Sıra dışı çizimli illüstrasyonlar, Tibet sanatı, Türk minyatürleri daha çok ilgimi çekiyordu. Kendi tarzımı arama yoluna çıktım. Aynı dönemde yoga ve doğu felsefesi ile de ilgilenmeye başladım. Hindistan, Tibet, Altay dağları ve buna benzer yerlere seyahat ettim. Kişiliğim oluşmaya başladı.
Psikolojiye de çok ilgi duyuyordum ve üniversiteden mezun olduktan sonra Kazan Devlet Üniversitesi Psikoloji ve Pedagoji Bölümüne girdim ve bu okuldan onur derecesiyle mezun oldum. Mezuniyetim sonrası danışmanlık mesleğime başladım. Buna paralel olarak, sanat terapisi okudum ve bu alanda uygulamalar yaptım. Bilinçle ruhun sırlarının araştırılması ile ilgili konuların derinliklerine ne kadar çok daldıysam, o kadar çok sanatın bizi ne derecede etkilediğinin farkına vardım.
Üniversiteden mezun olduktan sonra, ilk defa, İstanbul’a geldim ve bu şehre âşık oldum. Burada ruhen ve fikren bana çok yakın olan, harika sanat insanlarıyla tanıştım. İstanbul’da yeniden resim yapmaya başladım! İstanbul’da mesleklerinde gerçekten çok başarılı olan değerli Aygül Okutan ve Evgeniya Yayıkoğlu ile tanışmanın mutluluğunu yaşadım. Ortak projeler ve çeşitli ilginç sergilere katıldım. 2021 baharında bir gün Aygül beni ebru hocası Hikmet Barutçugil’in atölyesine davet etti ve bu muhteşem ortak proje böyle başladı.
Duygularımı ve dünyaya dair anlayışımı sanat yoluyla ifade etmek, harika sanatçılarla ortak projelerde yer almak, yeni çizim ve boyama tekniklerini öğrenmeye devam etmek ve becerilerimi geliştirmek benim için büyük bir mutluluk.
Sanatın kişideki saklı varlığı uyandırması, dönüştürmesi, duygularını deneyimlemeye yardımcı olması ve bilinci dönüştürmesi muazzam bir güç ve ben sanat yaparken ruhumun tüm zerreleriyle hissedebildiğim bu muazzam güce inanıyorum.

